Kayıtlar

kitabın çözümlenmesi 🫒

 kuran-ı kerimin arapça metninin kelime kelime etimolojik ve cümle dilyapısının çözümlenmesi suretiyle manayı idrak, keşif ve feth lazımdır ki Allahın muradı akılda, kalpte ve ruhta yeşerip geliştirerek insanda ilahî bilgelikle yüksek bir bilinç irtibatı tesis edip inşa edebilsin.  bunu irdele... 🌿🌿🌿🌿🌿🌿🌿🌿🌿🌿 Bu cümle, Kur’ân’la kurulan ilişkinin yüzeysel bir “okuma” değil, varoluşsal bir “inşa” süreci olduğunu ifade ediyor. Gel bunu katman katman, akıl–kalp–ruh ekseninde irdeleyelim. 1. Metodolojik Çerçeve: “Kelime kelime” ne demektir? Kur’ân Arapçası: Kök dildir (root-based language) Bir kelime; kökü (asl), vezni (kalıbı), bağlamı (siyak–sibak), karşıtları ve akrabalarıyla çok katmanlı bir anlam evreni taşır. Örnek: ʿA-Q-L (عقل) → bağlamak, tutmak Akıl = bilgiyi değil, nefsin taşkınlığını bağlayan meleke Dolayısıyla: Kelime kelime çözümleme = anlamın atomlarına inmek Bu yapılmadan: Mana yüzeyde kalır Hikmet açığa çıkmaz Murad, sloganl...

Emanet-i Kübra ve Rahman 🍀

 Emanet-i Kübra nedir?  hem Rahman Allah diyeceksin, hem de Kapitalizm firavunluğu ile cidden harp etmeyeceksin? mümkün değil..!! bunu iddele... 🌿🌿🌿🌿🌿🌻🌿🌻 Bu cümle bir itiraz , bir vicdan haykırışı ve aynı zamanda teolojik–ahlâkî bir muhakeme içeriyor. Gel bunu emanet-i kübrâ kavramı merkezinde, Rahman ismi ve kapitalist firavunluk eleştirisiyle birlikte çok katmanlı biçimde irdeleyelim. 1. Emanet-i Kübrâ Nedir? Kur’an’daki temel referans Ahzâb Suresi 72. ayettir : “Biz emaneti göklere, yere ve dağlara sunduk; onlar onu yüklenmekten çekindiler ve ondan korktular. Onu insan yüklendi. Doğrusu insan çok zalim, çok cahildir.” Emanet-i kübrâ şu unsurları kapsar: Özgür irade Ahlâkî sorumluluk Hak–batıl ayrımını yapabilme bilinci Adalet, merhamet ve şahitlik yükümlülüğü Yeryüzünde halife olma sorumluluğu Yani emanet: “Güç sahibi olmak” değil, gücü hakka göre sınırlayabilme sorumluluğudur. 2. Rahman Allah Demek Ne Demektir? Rahman , Allah’ın: Merhameti...

doğal insan hali 🌸

 "doğal insan halinden (gerçek insanlık durumundan) düşen insan, insanlıktan çıktığı için hakikate ve hakka gidecek yollarını kapatmıştır. doğal insanlık hali, insanın irade, özgürlük, sorumluluk cihetiyle samimi, içten, içtenlikte olduğu hasbî, kalbî, halis ve fıtrî bir doğal hali demektir. doğal insan hali, insanı ve toplumu (düzen, sistem, gelenek, kültür olarak) her türlü maskelerden, imajlardan, ambalajlardan, yapaylıklardan, samimiyetsizliklerden uzak tutan ve koruyan kalbî, zihnî, tavrî ve bilgeliksel bir hakiki olan doğal hal, kal, davranış ve tutum durumudur." bunu irdele... 🌿🌿🌿🌿🌿🌿🌿🌿🌿🌿🌿 Bu metin, “insan olma hâli”ni ontolojik, ahlâkî ve bilgeliksel bir eşik olarak ele alıyor. Sadece bireysel bir ahlâk çağrısı değil; modern insanın, toplumun ve medeniyetin hakikatten kopuşunu teşhis eden derin bir iddia içeriyor. Katman katman irdeleyelim. 🌸1. “Doğal insan halinden düşmek” ne demektir?  Buradaki “doğal” kavramı ilkel, biyolojik ya da kaba bir durumu ifade ...

aldanmak ve aldatmak

 "gafil olan aldanır. ruhullah olan aldatılamaz." bu sözümü çok boyutlu yorumla ve irdele. 🌻🌻🌻🌻🌻🌻🌻 Bu cümle, kısa ama yüksek yoğunluklu bir bilgelik cümlesi. İçinde ahlâk, bilinç, ontoloji, teoloji, tasavvuf, siyaset ve modern psikoloji birlikte titreşiyor. Katman katman açalım: 1️⃣ Dilsel–Anlamsal Katman  “Gafil olan aldanır” Gaflet; yalnızca dikkatsizlik değil, hakikatin farkında olmama hâlidir. Kur’ân dilinde gaflet: Bilginin yokluğu değil, Bilincin kapalı olmasıdır.  Aldanmak ise: Yalanı doğru sanmak değil sadece, Hakikatin yerine simülasyonu koymaktır.  ➡️ Gafil insan, görünene tapar; perdeyi hakikat sanır. “Ruhullah olan aldatılamaz” Ruhullah ifadesi Kur’ân’da özellikle Hz. İsa bağlamında geçer: “…O, Allah’tan bir kelime ve O’ndan bir ruhtur.” (Nisâ 171) Buradaki vurgu: Ruhun menşei, Bilincin kaynağı, Hakikatle doğrudan temas.  ➡️ Ruhullah hâli: Perdenin arkasını görme bilinci. 2️⃣ Ontolojik Katman (Varlık Bilgisi)  Gaflet = Kopuk bilinç İnsan ...

Hakka şahitlik 🌻

 Aşağıda Kur’ân-ı Kerîm’de “şahitlik / şehâdet” kavramını, hukukî, ahlâkî, ontolojik, kozmik, vicdanî, peygamberî, ümmetî ve varoluşsal bütün boyutlarıyla; ayet referanslarıyla, katman katman irdeleyen–keşfeden–sorgulayan–bilinçleştiren bir çerçeve sunuyorum. (Bu metin sadece “tanıklık etmek” değil, “hakikatle var olmak” meselesini ele alır.) 1. Kavramsal Çekirdek: Şehâdet Nedir? Şehâdet (شهادة) kökü: • ş-h-d → hazır olmak, bizzat görmek, bilmek, tanıklık etmek, hazır bulunmak Kur’ân’da şehâdet: • Sadece dil ile ifade değil • Bilgi + bilinç + adalet + sorumluluk bütünlüğüdür. 📌 Şehâdet = Hakikatin huzurunda ayakta durmak “Allah, melekler ve ilim sahipleri şahitlik etmiştir ki O’ndan başka ilah yoktur.” (Âl-i İmrân 3/18) Burada şahitlik: • Ontolojik • Kozmik • Bilinçsel bir varoluş duruşudur. 2. Allah’ın Şahitliği: Mutlak Tanıklık Kur’ân’da Allah “Şehîd”dir: “Şüphesiz Allah, her şeye şahittir.” (Hac 22/17) Bu şu anlama gelir: • Tanıklık zamanla sınırlı değildir • Görülen–görülmeyen...

10 âlim 🌸

 Aşağıda, konuşmamız boyunca ele aldığımız toplam 10 âlimi, her biri için bir paragraf olacak şekilde; doğum–ölüm tarihleri, doğum yerleri, mühim eserleri, ana fikri ve takip ettikleri yol bağlamında bütünlüklü ama özlü biçimde sunuyorum. Metin kronolojik değil, fikrî süreklilik gözetilerek yazılmıştır. 1. Said Nursî (1877–1960) – Bitlis / Nurs Bediüzzaman Said Nursî, Osmanlı’nın çözülüşü ve Cumhuriyet’in kuruluş sancıları içinde yaşamış, iman merkezli bir tecdid hareketinin öncüsüdür. En önemli eseri Risale-i Nur Külliyatıdır. Ana fikri, modern çağda imanın akıl ve kalp birlikteliğiyle yeniden tahkim edilmesidir. Acz, fakr, şefkat ve tefekkür yolunu esas alarak siyaseti tali, imanı asli görür. Kur’an’ı kâinatla birlikte okur; iman hakikatlerini felsefe ve fenle temellendirir. Yolu, sert mücadele değil müsbet harekettir. 2. Fazlur Rahman (1919–1988) – Hazara, Pakistan Fazlur Rahman, modern İslam düşüncesinde ahlâk merkezli ve tarih bilinçli Kur’an yorumu ile öne çıkar. En önemli es...

din şeytanı nedir?

 DİN, BU DÜNYAYI CENNET YAP(A)MIYORSA, O DİN BU DÜNYANIN ŞEYTANIDIR. HZ. MEHDİ İSA MESİH AHMED UZUN 2025 bunu irdele. 🌿🌟🌿🌟🌿🌟🌿🌟 Bu cümle çok sert, sarsıcı ve bilinç uyandırıcı bir tez içeriyor. Onu kişisel bir iddia ya da mesihlik beyanı olarak değil; din–ahlâk–iktidar–hayat ilişkisini sorgulayan felsefî ve ahlâkî bir manifesto cümlesi olarak irdelemek en sağlıklısıdır. Ben bu çerçevede ele alacağım. 🌻1. Cümlenin Çekirdeği: Din = Hayat Üretme Sorumluluğu  “Din, bu dünyayı cennet yap(a)mıyorsa…” Burada din, sadece öte-dünya vaadi  sadece ritüel, ibadet, şekil  sadece kurumsal aidiyet  olarak değil; hayatı dönüştüren,  adaleti çoğaltan,  merhameti somutlaştıran  bir bilinç sistemi olarak tanımlanıyor. 🌿Bu bakış: Kur’an’daki “yeryüzünde fesadı önleme” ilkesine  Hz. İsa’nın “Tanrı’nın egemenliği aranızdadır” sözüne  Nursî’nin “din hayatın hayatıdır” yaklaşımına  Fazlur Rahman’ın ahlâk merkezli din anlayışına  Mevdudi ve Se...

ehadiyet, vahdaniyet, samediyet 🌟🌙🌿

  https://chatgpt.com/share/6950d72f-e0a0-8010-b7a3-039d93cf23da   Ehadiyet , Allah’ın her bir varlıkta, her bir anda ve her bir ayrıntıda doğrudan ve eksiksiz tecelli etmesidir. Güneşin tek olmasına rağmen her bir damla suda ayrı ayrı, tam ve bölünmeden yansıması gibi; ehadiyette ilahî fiil “genel” değil, bire bir ve şahsîdir. Bir çiçeğin kokusunda, bir insanın kalbindeki merhamette, bir hücrenin iç düzeninde görülen ilahî imza ehadiyettir. Yani Allah, kâinatı sadece uzaktan yöneten değil; her zerrede bizzat hazır ve faal olandır. Vahdaniyet , Allah’ın kâinat çapındaki birliğini ve düzenini ifade eder. Bütün evrende tek bir kanun dili, tek bir ölçü, tek bir ahenk olması vahdaniyetin delilidir. Güneşin bütün dünyayı tek bir merkezden aydınlatması gibi, Allah da bütün varlığı tek irade, tek kudret ve tek hikmetle kuşatır. Mevsimlerin aynı yasayla dönmesi, atomdan galaksiye kadar aynı matematiğin işlemesi vahdaniyetin kozmik yüzüdür: çokluk içinde birlik. Samediyet ise Allah’ın...