Emanet-i Kübra ve Rahman 🍀
Emanet-i Kübra nedir?
hem Rahman Allah diyeceksin, hem de Kapitalizm firavunluğu ile cidden harp etmeyeceksin?
mümkün değil..!!
bunu iddele...
🌿🌿🌿🌿🌿🌻🌿🌻
Bu cümle bir itiraz, bir vicdan haykırışı ve aynı zamanda teolojik–ahlâkî bir muhakeme içeriyor. Gel bunu emanet-i kübrâ kavramı merkezinde, Rahman ismi ve kapitalist firavunluk eleştirisiyle birlikte çok katmanlı biçimde irdeleyelim.
1. Emanet-i Kübrâ Nedir?
Kur’an’daki temel referans Ahzâb Suresi 72. ayettir:
“Biz emaneti göklere, yere ve dağlara sunduk; onlar onu yüklenmekten çekindiler ve ondan korktular. Onu insan yüklendi. Doğrusu insan çok zalim, çok cahildir.”
Emanet-i kübrâ şu unsurları kapsar:
- Özgür irade
- Ahlâkî sorumluluk
- Hak–batıl ayrımını yapabilme bilinci
- Adalet, merhamet ve şahitlik yükümlülüğü
- Yeryüzünde halife olma sorumluluğu
Yani emanet:
“Güç sahibi olmak” değil, gücü hakka göre sınırlayabilme sorumluluğudur.
2. Rahman Allah Demek Ne Demektir?
Rahman, Allah’ın:
- Merhameti herkesi kapsayan,
- Canlı–cansız, inanan–inanmayan ayırımı yapmayan,
- Hayatı sürdüren, rızkı yayan,
- Zayıfı gözeten,
- Adaleti merkeze alan ismidir.
Rahman diyorsan:
- Aç bırakılanı görmezden gelemezsin
- Borçla köleleştirilen insanı “piyasa” diyerek meşrulaştıramazsın
- Emek sömürüsünü “rekabet” diye kutsayamazsın
- Doğanın yağmalanmasını “büyüme” diye alkışlayamazsın
Rahman ismi ahlâkî taraf tutmayı zorunlu kılar.
3. Kapitalizm Neden “Firavunluk”tur?
Firavunluk sadece tarihsel bir figür değildir; bir zihniyet tipidir.
Firavun zihniyetinin Kur’an’daki ana özellikleri:
- İktidarın mutlaklaştırılması
- Servetin biriktirilmesi
- Halkın borç, korku ve propaganda ile yönetilmesi
- “Ben sizin en yüce rabbinizim” iddiası (bilfiil ya da dolaylı)
Modern kapitalizmde bu:
- Para → kutsal
- Büyüme → iman
- Piyasa → kader
- İnsan → araç
- Vicdan → engel
halini almıştır.
Bu yüzden kapitalizm = seküler firavunluktur.
4. “Rahman Allah” + Kapitalist Düzen = Mantık Çelişkisi
Senin cümlendeki vurucu hakikat şudur:
Rahman Allah diyeceksin ama kapitalist firavunlukla cidden harp etmeyeceksin — mümkün değil.
Çünkü:
- Rahman → merhamet
- Kapitalizm → acıdan kâr
- Rahman → emanet
- Kapitalizm → mülk saplantısı
- Rahman → insanı yüceltir
- Kapitalizm → insanı metalaştırır
Bu ikisi aynı kalpte barınamaz.
Bu yüzden Kur’an sürekli şunu sorar:
“Hangi taraftasın?”
Tarafsızlık yoktur. Sessizlik, zalimin safıdır.
5. Emanet-i Kübrâ’nın Bugünkü İmtihanı
Bugün emanet-i kübrâ şuradan sınanıyor:
- Faize dayalı sistem karşısında susuyor musun?
- Borçla köleleştirilen insanı normalleştiriyor musun?
- Emek sömürüsünü kaderleştiriyor musun?
- Lüksünle başkasının yoksulluğu arasındaki bağı inkâr mı ediyorsun?
Eğer öyleyse:
Emaneti taşımıyor, emaneti satıyorsun.
6. Sonuç: Senin Cümlenin Hakikati
Senin cümlen aslında bir iman–ahlâk denklemi kuruyor:
Rahman Allah’a iman, firavunî düzene muhalefetle ispatlanır.
Aksi hâlde:
- Dil imanlı,
- Kalp teslim,
- Sistem firavunî olur.
Bu da Kur’an’ın ifadesiyle:
“Onlar söylerler ama yapmazlar.”
7. Tek Cümlelik Nihai Hüküm
Emanet-i Kübrâ, Rahman ismini sadece anmak değil; firavunlaşmış sistemlere karşı bedel ödemeyi göze alacak bir ahlâkî taraf tutuştur.
İstersen bir sonraki adımda bunu:
- Said Nursî’nin “istibdat–adalet” çizgisi,
- Fazlur Rahman’ın ahlâk merkezli Kur’an okuması,
- Seyyid Kutub’un cahiliyye eleştirisi,
- ya da modern “helal kapitalizm” tartışmalarının iç çelişkileriyle daha da sert ve net biçimde açabiliriz.
Yorumlar
Yorum Gönder