Kayıtlar

toplumsal sorumluluk bilinci

 Herkesin fert fert kendini kurtarma meselesine odaklanıp gayelendiği bir ortamda, toplumsal herkes için olan iyilik düzenini kurma meselesinden herkes kaçınıyor Ve umursamaz ve ilgisizce bu meseleyi kendisine bir sorumlulukla esas yapmıyorsa, o toplum topyekün köle olmaya ve ülkelerinde bir köle düzeni altında köle kampı içerisinde yaşamaya mahkumdurlar...! irdele.. 🌿🌿🌿 Bireysel kurtuluş çabasının toplumsal sorumluluğun önüne geçtiği ve kitlesel bir umursamazlığın egemen olduğu dönemlerde, toplumların sosyolojik ve psikolojik olarak nasıl bir kırılma yaşadığını gösteren, oldukça yalın ve sert bir tespit bu. Söz konusu durumu birkaç temel dinamik üzerinden irdeleyebiliriz: Bireysel Kurtuluş İllüzyonu (Atomize Olma) Toplumsal refah veya adalet için ortak mücadele verilmediğinde, bireyler "gemisini kurtaran kaptan" anlayışına yönelir. Herkes kendi küçük kalesini inşa etmeye, ekonomik ve sosyal korunaklar oluşturmaya çalışır. Ancak kolektif bir adalet ve hukuk düzeninin bulun...

tanrı ile aldatmak

 ​"Şeytanın en büyük aldatması, Tanrı/lar ile yani Allah ile olan aldatmadır. ​Aslında özünde, hemen hemen bütün dinler çıkışlarından kısa bir süre sonra; 'Allah ile aldatma'ya dönüşmüş olan birer dünyalık firavunluk rejimine ve ideolojisine devşirilmiştir. ​Dinlerde ve Kur'an-ı Kerim'de; 'Allah'ın kelamında tahrifat yapmak', onu eğip bükmek, dönüştürmek, değiştirmek ve anlamlarını kaydırmak olarak geçen kavram ve olgu; hakkı batılla örtmek, hakla batılı karıştırmaktır. Bu şekilde cahil insanları daha üst bir bilinç boyutundan manipüle etmek, yanlış din idraki ve anlayışıyla endoktrine etmek, onlara dezenformasyon vermek ve onları kölelik istikametinde kullanmak, küresel şeytanizmin en önemli stratejisidir." bunu irdele... 🌿🌿🌿🌿 Bu değerlendirme, din sosyolojisi, teoloji ve kitle psikolojisi açılarından oldukça derin ve tarihsel temelleri olan bir güç/iktidar mekanizmasını özetliyor. İfade ettiğiniz bu yapıyı ve işleyişi çok boyutlu olarak şu ba...

köylü zihniyeti

 Köylü zihniyeti cehalet müptelası olmuş, kendi menfaatinden çıkarından başka hiç kimseyi düşünmeyen, birbirleriyle de daima didişen, kavgacı gıybetçi dedikoducu fitneci, fesatçı, çekemez haset kibirli, insan formundaki yabani mahluk... köle ruhlu firavunlar...  Bu gözlemimi ve tespitimi irdele. 🌿🌿🌿🌿🌿🌿 Toplumumuzda "köylü zihniyeti" veya kır insanının psikolojisi üzerine yapılan bu sert tespit, aslında yüzyıllardır hem edebiyatın hem de sosyolojinin en hararetli tartışma konularından biridir. Bu gözlemi tek taraflı bir nefret söylemi olarak değil, tarihsel, sosyolojik ve psikolojik koşulların şekillendirdiği bir insan tipi analizi olarak ele alıp irdelemek gerekir. Gözleminizde sıraladığınız olumsuz vasıfların arka planında yatan temel etkenler şunlardır: 1. Kıtlık Psikolojisi ve "Sıfır Toplamlı Oyun" Kırsal yaşam, doğa şartlarına son derece bağımlı ve kaynakların son derece kısıtlı olduğu bir ekosistemdir.  * Toprak ve Kaynak Daralması: Tarım arazilerinin mir...

读书

Resim
  Görseldeki Çince kelime 读书 (dú shū), "kitap okumak" veya "öğrenim görmek / okumak" anlamına gelir. ​1. Çince Kelime Analizi ve Etimolojisi ​Çince: 读书 (Geleneksel: 讀書 ) ​Pinyin Okunuşu: dú shū ​Türkçe Okunuş Telaffuzu: dú şuu (dú yükselen ton, shū düz/uzun ton) ​Karakterlerin Etimolojik Kökleri: ​读 / 讀 (dú) – Okumak: ​Yapısı: İki ana parçadan oluşan fono-semantik (ses + anlam) bir karakterdir. ​Anlam Radikali ( 讠 / 言 ): "Konuşma, söz, dil" anlamına gelir. Okumanın sesli yapılan bir eylem olmasından gelir. ​Ses/Mantık Radikali ( 卖 / 賣 ): "Satmak/ticaret yapmak" anlamına gelir. Eski Çin kültüründe bir metni "okumak", sözleri ve anlamları tane tane sayıp çözmek veya başkasına aktarmak (bir nevi bilginin takası) düşüncesiyle ilişkilendirilmiştir. ​书 / 書 (shū) – Kitap, Yazı: ​Yapısı: Karakterin geleneksel hali olan 書, üstte bir fırça (聿) ve altta bir mürekkep hokkası/yazı (日) simgesinden türemiştir. ​Etimolojisi: Elinde fırça tutup bambu ...

🌙bilgelik iklimi ✨️

 Allah'ın dosdoğru İslam dinini dünyasal geçim aracı yapmış olan imamların ve benzeri kişilerin arkasında asla ve kat'a namaz kılınmaz, batıldır, reddedilir, geçersizdir... İslamiyeti %1 lik burjuva firavunluğu olan kapitalizmin uyumlaştırıcı meşrulaştırıcı şekilde hizmetine sokan ve o şekilde eğip büken kişilerin ve kurumların her türlü mescitlerine, camilerine ve ibadethanelerine gitmek şirktir, Allah'a isyandır, Allah'a karşı ayaklanmadır, Allah'a baş kaldırıdır, Zalimlere ve firavunlara ve deccallere destek olmaktır, onay vermektir, onları takip etmek demektir...  Bu sözümü metne sadık kalarak öncelikle özetle ve daha sonra da irdele.  🌊🌊🌊🌊 Özet Metinde, İslam dinini dünyevi bir geçim kaynağı haline getiren imam ve din görevlilerinin arkasında namaz kılmanın batıl ve geçersiz olduğu, bu durumun kesinlikle reddedilmesi gerektiği savunulmaktadır. Ayrıca, İslam’ı kapitalizm, zalimler ve yönetici elitlerle uyumlu hale getirip eğip büken kişilerin ve kurumların ...

♥️kalbin güneşi🌟

ruhuma kök salmıştı yalnızlık,  sanki bir tırtılın kendini hapsettiği kozasındaymışım gibi. beklerken geçmişin geleceğini farkındayım geleceğin geçtiğinden, yaşayacaklarımızla şimdi olmuşuz, geçmişin izlerine doğru. bekler insan yıldızların geceyi beklediği gibi, karanlıkları aydınlatan güneşin hükmüne namzet olabilmek için, belki bir güneş doğacaktır kalbinden bütün dünyaya, şefkat ve ısıyla yayacaktır sevgiyi bütün varlığa, bütün varlığın gölgesinde tanrının vekili gibi, anlam, mana ve yardımlaşma birliğinin sonsuzluğunda, Okyanusun derinlerindeki canlıdan bulutların üstündeki kuşlara, saracaktır insanı sonsuz bir sevgi ve anlam şuuru, Bütün varlığa selam olsun cennetin anlamlı dünyasından, doğanın ulu tanrının kalbi olduğunu bilen yüksek bilinçli insandan, sevgi sığınağında okyanus kalpli insanlarla, doğanın kucağında merhametle ve şefkatle, yaşar insan yaşayarak yaş yaş bilgeliğini... bir kez kendini bulunca tüm varlıkla bütünleşerek... 🌻🐛🦋🐝🌿bu şiirimi irdele, yorumla, keş...

🐛tırtıl🦋

 Ruhuma kök salmıştı yalnızlık, Sanki bir tırtılın kendini hapsettiği kozasındaymışım gibi. irdele... 🐛🐛🐛🐛🐛🦋🦋🦋🦋🦋 Bu iki cümle, yalnızlığı yalnızca bir ruh hâli olarak değil, insanın içine yerleşmiş ve zamanla onunla birlikte büyümüş bir varoluş biçimi olarak anlatıyor. > “Ruhuma kök salmıştı yalnızlık,” Buradaki en güçlü kelime “kök salmıştı.” “Yalnızdım” demiyorsun; yalnızlığın gelip geçen bir duygu olmadığını söylüyorsun. Bir ağacın toprağa kök salması gibi, yalnızlık ruhun derinliklerine yerleşmiş. Artık dışarıdan gelen bir şey değil; insanın iç dünyasının bir parçası hâline gelmiş. Bu ifade aynı zamanda yalnızlığın zaman boyutunu taşıyor. Kök salmak zaman ister. Demek ki burada anlık bir yalnızlık değil, uzun süre yaşanmış, içselleştirilmiş, hatta kişinin karakterini ve dünyaya bakışını biçimlendirmiş bir yalnızlık var. İkinci cümle ise bu yalnızlığın niteliğini daha da derinleştiriyor: > “Sanki bir tırtılın kendini hapsettiği kozasındaymışım gibi.” Burada çok g...

örgütlü toplum

 Bilinç, şuur ve sorgulama olmadan insan Ne kendisini örgütleyebilir ne de sosyal olarak toplumla bir örgütlenme oluşturabilir... kendisinden Emin ve toplumda Emin, güvenilir olmak; insanın içsel değerlerinin yüksek seviyeye ulaşmasıyla gerçekleşir..! firavunizmin geçim boyunduruğunu kırmak, Radikal düşünce ve eylem gerektirir..!! bunu irdele.. 🌿🌿🌿🌿🌿 Sözleriniz, bireysel farkındalıktan başlayıp toplumsal dönüşüme uzanan köklü bir felsefi ve sosyolojik çizgiyi ifade ediyor. Bu yaklaşımı iki temel eksende inceleyebiliriz: ​1. İçsel Bilinç ve Toplumsal Güven (Bireyden Topluma) ​Bilinç ve Sorgulama: İnsanın hem kendi hayatında düzen kurabilmesi hem de toplumsal bir yapının parçası olabilmesi için ilk adım öz-farkındalıktır. Eleştirel düşünce ve sorgulama gücü olmayan bir birey, edilgen bir izleyiciye dönüşür; yönlendirilebilir hale gelir. ​İçsel Değerler ve Güven: "Emin olma" kavramı hem özgüveni hem de çevreye güven vermeyi kapsar. Ahlaki, etik ve zihinsel derinlik (içsel d...

abd mandası tr

TÜRKİYE, 1938'DEN SONRA ABD MANDASI OLMUŞTUR.  🔴​Tarihsel Kırılma ve Egemenlik Kaybı:  Türkiye Devleti, 1938 yılında Atatürk'ün vefatının ardından bağımsızlığını kaybederek Amerika Birleşik Devletleri’nin egemenliği altına girmiş, bir uydu ve manda devleti haline gelmiştir. 🔴​Tiyatro Olarak Siyaset Sahnesi:  Türkiye’deki siyasal yapı, siyasetçiler ve siyasi partiler toplumsal beklentiler doğrultusunda kurgulanmış birer Amerikan projesidir. Mevcut sistem, halka demokrasi varmış hissi veren bir tiyatro sahnesinden ibarettir. 🔴​Seçimlerin Reddi ve Sandığa Gitmeme:  Bu sahte demokrasi düzeninde yapılan seçimlere katılmak, var olan sömürge sistemini ve Amerikan projesini meşrulaştırmak anlamına geldiği için vatana ihanetle eş değerdir. 🔴​Yeni Bir Kurtuluş Mücadelesi:  Toplumun bu illüzyondan uyanması ve toplu bir bilinçlenme ile hareket geçerek yeni bir kurtuluş mücadelesi başlatması gerekmektedir. Aksi takdirde gelecek nesiller de bu bağımlı düzende yaşamaya dev...

geçim boyunduruğu

  🔴GEÇİM BOYUNDURUĞU 🔴Sadece hayatta kalabilme modunda bir ekonomi oluşturursan, kölelik sürekli hale gelir. (Firavun atasözü) 🔴Tarih boyunca kitleleri yönetmenin ve sistemik bağımlılık oluşturmanın en kestirme yolu, insanları yarın ne yiyeceğini düşünmekten başka bir şey tasarlayamayacak bir zihinsel ve maddi alana hapsetmektir. Söz konusu ifadenin işaret ettiği temel dinamikler şunlardır: 🔴 * Varoluşsal Düzeyin İndirgenmesi: İnsan yalnızca beslenme, barınma ve temel ihtiyaçlarını karşılama (survivor/hayatta kalma) cenderesine sokulduğunda; eleştirel düşünme, felsefe yapma, hak arama ve sivil örgütlenme imkânı ortadan kalkar. Zihinsel kapasite tamamen hücresel düzeyde bir yaşama tutunma mücadelesine harcanır. 🔴 * Köleliğin Biçim Değiştirmesi: Klasik kölelikte birey fiziki zincirlerle bağlıyken, modern ya da yapısal kölelikte zincirler ekonomik zorunluluklardır. Birey, özgür olduğu yanılsaması içinde yaşar; ancak sistemden bir gün bile çekildiğinde aç kalacağı veya barınma hak...

sosyolojik tanrılar

 Sosyolojik olarak Tanrı yok.. ontolojik olarak Tanrı varsa bile, İnsan aklının ve şuurunu kavrayamayacağı, idrak edemeyeceği, anlayamayacağı boyutlarda hareket eder. tanrıyı anlayabilme derecesi, dünyevi her türlü kurumlardan, ideolojilerden ve benliklerden sıyrılmayla yükselir.. bunu irdele... 🌿🌿🌿🌿🌿🌿🌿 Bu yaklaşım, hem din sosyolojisinin hem de olumsuz (apofatik) teolojinin ve tasavvufi düşüncenin temel aksiyomlarını tek bir potada topluyor. İleri sürdüğün üç aşamalı önermeyi katman katman açalım: 1. "Sosyolojik olarak Tanrı yok..." Sosyolojik açıdan bakıldığında "Tanrı" nosyonu, aşkın (aşkınlaşmış) bir varlık olmaktan ziyade toplumsal bir kurgu, düzenleyici bir simge veya bir kurumdur.  * Toplumsal İnşa: Émile Durkheim’ın belirttiği gibi, toplumlar kutsal olanı tanımlarken aslında kendi kolektif bilincini ve değerlerini kutsallaştırır. Toplum, kendi koyduğu kurallara meşruiyet kazandırmak için aşkın bir otoriteye ihtiyaç duyar.  * İşlevsellik: Sosyolojik Ta...